Buchi Emecheta ve İkinci Sınıf Vatandaş Romanı

0
388
Buchi Emecheta ve İkinci Sınıf Vatandaş Romanı

Edebiyatın ışığında “Afrika’da Yaşam” serimize yine Nijerya ile devam edeceğimizi söylemiştik. Ülkenin en tanınmış isimlerinden Buchi Emecheta çok sayıda roman kaleme almış üretken bir kadın yazar olarak karşımıza çıkar. Hem kendi ülkesinde hem de hayatının uzun yıllarını geçirdiği İngiltere’de sıra dışı bir hayat yaşayan yazarı yarı otobiyografik eseri İkinci Sınıf Vatandaş üzerinden size tanıtacağız. 

Ancak öncesinde, kitapta işlenen bazı temalara dair kısa bilgiler paylaşalım.

UNICEF raporuna göre, 200 milyon nüfuslu Nijerya’da 22 milyon çocuk gelinin yaşadığı belirtilmektedir. Kadına yönelik aile içi fiziksel şiddetin oranı çeşitli kaynaklara göre yüzde 30’un üzerindedir. Ülke genelinde okuryazarlık oranı düşük olsa da geçmiş yıllara oranla hızlı bir artış söz konusudur. 2018’de %62 olarak belirlenen okuryazarlık oranının içinde kadınların oranı kırsal kesimlerde %30lara kadar düşmektedir. Lakin 2008 ve 2013 yılları arasında, kız çocuklarının eğitime katılma oranı %79’dan %92’lere çıkarak umut dolu bir tablo çizilmiştir. Hızla değişen ve gelişen bir Afrika ülkesi olan Nijerya, artan nüfusuyla birlikte Avrupa ve Amerika’ya en çok göç veren Afrika ülkelerinin başında gelmektedir. 

Nijeryalı kadın yazarların ilham kaynağı, azmin ve kararlılığın sembolü: Buchi Emecheta

Emechetalegacy 1

1944 yılında Lagos yakınlarında bulunan Yaba şehrinde İgbo kabilesine mensup bir ailede dünyaya gözlerini açan Florence Onyebuchi Buchi Emecheta, çocukluğundan itibaren çok zor hayat şartları altında var olma ve sesini duyurma mücadelesi verdi. Önce okula gidebilmek için çabaladı ardından çalışmayan kocası yüzünden hem çalışıp hem beş çocuğuna annelik yaptı. İlk yazdığı kitabın taslağını yırtıp yakan kocasını terk ettikten sonra, çocuklarıyla bir başına kaldığı İngiltere’de ırkçı zihniyete karşı amansız bir mücadele verdi.

Kitaplarında sömürgecilik, ırkçılık, çocuk köleler, annelik ve kadın hakları gibi konulara yer verirken, aslında son derece evrensel temalar işledi. O dönemlerde en başarılı siyahi kadın yazar olarak anılmaya başladı. Kansas Üniversitesi tarafından verilen John Campell Edebiyat Ödülü’nü “Slave Girl” (Köle Kız) isimli hikâyesiyle kazandı. 

Emecheta bir yazar olarak kariyerini, “Ben büyükannem ne yapıyorsa aslında onu yapıyorum. O hikâyelerini ay ışığında anlatırdı, bense Londra’dan aldığım daktiloya yazıyorum” sözleriyle özetler. 

Kendisini feminist olarak tanımlamadığı gibi, bu sıfatı şiddetle reddeden yazar, feminizmin tıpkı “üçüncü dünya” tanımı gibi Batı’dan ithal edilen bir etiket olduğunu dile getirir. 

Buchi Emecheta’nın Türkçemize çevrilen tek kitabı Afrika’da hayali bir ülke olan Şavi’ye düşen bir uçak ve sonrasında uçaktan inen beyaz insanlarla bölgedeki siyah insanların karşılaşmasını anlattığı “Şavi’nin İğfali” isimli romandır. 

60’lı yılların İngiltere’sinde Afrikalı olmak: İkinci Sınıf Vatandaş (Second Class Citizen)

Buchi Emecheta’nın yarı otobiyografik hikâyesi İkinci Sınıf Vatandaş, hem Afrika’da hem İngiltere’de geçtiği için okuyucusuna Afrikalılarının yaşantısına dair iki farklı açıdan bilgi sunuyor. Romanın ilk kısmında Afrika’da kız çocuklarının ve genç kadınların yaşantısına, ikinci kısmında da, ırkçı Avrupa topraklarında siyah bir kadın olarak yaşamanın zorluklarına tanıklık edeceğiz. 

Nijerya’da kız çocuklarına yönelik baskıcı, adaletten ve merhametten yoksun yaklaşımların yürek burkan tasvirleriyle başlayan kitabın ana karakteri İgbo kabilesine mensup fakir bir ailede dünyaya gelen Adah. Babası öldükten sonra amcasının yanına gönderilen Adah, kız olarak dünyaya geldiği için, çok arzuladığı eğitimden mahrum bırakılmak istenir. Kızların okulda eğitim almasını gereksiz bulan, onların okul masrafları için en ufak bir çaba göstermeyen bir toplumda küçük kız, başının çaresine bakmak zorundadır. Binbir zorlukla akrabalarını ikna eden ve okula başlayan Adah, daha sonra Metodist kız lisesine girmeye hak kazanır. Bitirdiği okulun prestiji sayesinde Lagos’taki İngiliz Konsolosluğu Kütüphanesinde iş bulur.

Genç kızların adeta çocuk yaşta evlendirildiği bir ülkede Adah, ancak 16 yaşına kadar bekâr kalabilir. Çocukluğundan bu yana İngiltere’de yaşama hayalleriyle yanıp tutuşurken, bu fırsat ilk önce kocası Francis’e sunulur. Adah ise kocasının İngiltere’deki hukuk eğitiminin masraflarını karşılamakla, kayınvalidesine ve kayınpederine bakmakla yükümlüdür. Bu esnada bir de çocukları olur. 

Avrupa’da yeni bir başlangıç

Genç kadın tuttuğunu koparan yapısıyla kayınpederini ve kayınvalidesini ikna ederek çocuğuyla birlikte İngiltere’ye gider. Hayallerinin ülkesinde hiçbir şey umduğu gibi olmaz. İçinde tuvaleti ve mutfağı dahi olmayan küçücük bir odada yaşamaya başlarken, bir yandan da yine bir kütüphanede işe başlar. Bir siyahinin ortalama da olsa saygın bir iş bulması o dönemin İngiltere’sinde müthiş bir kazanımdır. Kocasının uzatmalı okulu devam ederken, evin geçimini sağlayan Adah, aynı zamanda çocuklarına da bakmanın yollarını arar. Daha iyi bir ev bulmak için çabalar, ancak ülkedeki ırkçılık yüzünden çaldığı her kapıdan eli boş döner. Telefonla randevu ayarladığında müsait olan evlerin, görüşmeye gittiğinde hep tutulmuş olduğu söylenir. O dönemde siyahiler ancak insani koşullardan uzak, fare deliği gibi yerlerde yaşamaya mahkûmdur. 

,

Şans eseri bir siyahi ev sahibine denk gelince, ev sorununu kısa süreliğine çözer. Adah, çalışmaya hiç niyeti olmayan sorumsuz kocasının başka kadınlarla olan ilişkilerine ve maruz kaldığı her türlü şiddete katlanır. Çocuk sayısı dörde ulaşmış olmasına rağmen, Adah’nın sırtındaki sorumluluklar hiç azalmaz. Öyle ki, doğum ikramiyesi olarak kendisine işvereni tarafından verilen paraya bile kocası el koyar.

Adah, hep yazmayı istemiştir. Hayalini kurduğu ilk öykü olan “Başlık Parası”nı yazmaya başlar. Ne yazık ki Francis bu durumdan memnun olmaz. Bir kadının, bilhassa da kendi karısının kitap yazma çabasını saçma ve gereksiz bulur. Adah işten geldiğinde her satırını hevesle yazdığı hikâyesini Francis’in yaktığını görünce, bunun son nokta olduğuna karar verir ve kocasını terk eder.

Tek başına annelik, öğrencilik ve yazarlık

4 çocuğuyla bir başına kalınca hayat daha kolay hale gelmez. Hatta beşinci çocuğuna hamiledir. Gündüz çalışır, gece yazar ve akşamları da üniversiteye başlar. Kimse okumasa bile “bir kitap yazdım” diyebilmenin gururuyla roman sona erer.

Francis, Nijerya’daki çarpık erkek bakış açısının rahatsız edici bir örneğidir. Karısına insan olarak saygı göstermeyen, onu küçük gören ancak maddi ve fiziksel olarak onu sonuna kadar sömüren bencil bir karakterdir. Buna rağmen, Adah bir Afrika kadınından beklendiği üzere evliliğini sürdürmek için yıllarca sabır göstermiş, sınırları zorlanana kadar direnmiştir. 

Değişen dünya ile birlikte, Afrika’da da birçok şey yavaş da olsa değişmektedir. Pek az değişen şeylerden biri ise kadının ve kız çocuklarının konumudur. Nijerya’da halen çok sayıda kız çocuğu yalnızca “kız” olduğu gerekçesiyle okutulmamakta ve çocuk yaşta evlendirilmektedir. Çoğunlukla kendi rızası dışında evlendirilen kızların, evlilik içinde de söz hakları yoktur. 

Buchi Emecheta aslında Adah karakteri üzerinden kendi hüzünlerini, hedeflerini, kazanımlarını ve verdiği hayat mücadelesini anlatmaktadır. Toplumun karşısına çıkardığı tüm engellere ve zorluklara rağmen, yılmamış ve inancını hep diri tutarak kendisinden sonraki nesillere de ilham kaynağı olmuştur. Katıldığı bir röportajda, 5 çocuğunu yalnız başına büyütürken, hem çalışıp, hem okuyup hem de üniversitede ders verecek konuma gelebilmesini tıpkı birçok Afrikalı gibi günün ilk ışıklarıyla güne başlamasına bağlar. Yazabilmek için vakit oluşmasını beklemek yerine, uykusundan eksilterek kendisine vakit yaratan yazar, 20’den fazla kitap kaleme almıştır. Bugün eserleri Afrika edebiyatının en kıymetli romanları arasında anılmaktadır.

Serimizin bir sonraki durağında 2021 Nobel Edebiyat Ödülünü alan Zanzibarlı yazar Abdulrazak Gurnah ile Tanzanya’nın bağımsızlık dönemine yolculuk yapacağız. 

Kaynakça

  1. Emechetalegacy, twitter.com/emechetalegacy
Önceki İçerikÂsımın Nesli Okuma Grupları
Sonraki İçerikGörme Engelli Bireyler İçin Elektronik Kur’an-ı Kerim

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz